Kadın kıyamazdı bir şeyleri anıları war diye eskidiğinde atmaya.. 

Eline bir bardak aldı,

Çok sewdiği,  en sewdiği adamın uğurlu bardağı…

Bahçede oyalanmış bitkiler ve köpeği yormuştu onu kana kana su içmek istiyordu sewdiği adamın bardağıyla, 

Film şeridi gibi geçti yaşananlar hafızadan tek tek ve hızlıca, 

Gülümsedi 🙂

Seni dedi ahhhh seni ne çok sewerdim… 

Bardağı eline aldı,  sürahiye uzandı tam suyu dökeceği anda fark etti ki bardak çatlamıştı,  geçmişteki sewgisi gibi… 

Yine de o bardaktan dedi, 

İlle de o bardaktan içeceğim suyu ama çok susamıştı.. 

Bardağa suyu dökerken gözünün önünden sewdiği geçiyor su sesi bir tarafta hayaller ayrı tarafta bardağı eline alıp içmeye yelteniyor bakıyor su yarıda… 

Şimdi bardağa kızılır mı?  

Göre göre çatlağı ille de sewiyorum diye çatlakla yola çıkılır mı?  

Bardağın suçu yok… 

Kadın çok sewmiş… 

Hatırlar bir taraftan geçip giderken su diğer taraftan akıp gitmiş.. 

Waktiniz war iken, ömür geçmeden sewin, sewilin, geç kalmayı hayat affetmiyor telafi edin her zaman her şeyin üzerine uzunca düşünecek vaktimiz olmayabilir ya da karşımızdakinin sewiliyorken kıymet bilin hala sewiyorken siz de dile getirin yarın çok geç.. geçmiş olabilir.. 

Balon 🎈

Tanıdığım insanlarin çoğunu balonlara benzetiyorum onları hayatımda tutabilmek ve yanımda kalmalarını sağlamak için kendimce anlamlar yüklemiş ve şişirmişim,  gözde büyütmek yani.. 

Sonra birer birer uçup girmeleri yine benim sayemde olmuş, gerçeklik perdesini aralayıp yüzleşince olmayan yüzleriyle salıvermişim iplerini elimden.. 

Yolunuz açık ola..  Herkes ben kadar tahammül edemeyebilir.. 

Uçun balonlar.. 

defter bitti

Kullanıla gelen bir deyiş, ” ben o defteri kapattım.. ”

Manasız geliyor geliyor bana onun yerine şu söylenmeli ” ben , o defteri bitirdim.. ” yazdım,  yaşadım, çizdim sayfa sayfa, dolu dolu,  böyle hakkını vererek ve de sindire sindire ben o defteri bitirdim.. 

Üzülüyorum 

We bazı insanlar bir takım duyguları tatmadan ölecekler diye çok üzülüyorum.. 

Köpeği ya da kediyi sewmeyen biri, onların başını okşadığında attığı bakışı, kedinin memnuniyetini bildiren mır mırlarını, köpeğin sadakatini ve sadece sevenlerin anlayacağı telepatiyle gerçekleşen iletişimlerinin verdiği huzuru…

Bitkilerden hoşlanmayan yalnızlığı tercih eden biri saksıdaki bitkiyle her gün heyecanla konuşmanın ve bitkisinin ne zaman onunla paylaşılacağının tatlı sabırsızlığını..

Gerçek dostluk ilişkisi hiç kurmamış çıkarcı biri, dostla içilen kahvelerin konuşulacak konu çokluğundan soğutuluşu,  ayyy kahve yine soğudu bir şey anlamadım yeniden içeriz konular çok diye gülümseyip gerçek dostla litrelerce içilen kahvenin tadını… 

We sen… Canım derken içimin titrediği adam..

Seni ne kadar çok sewdiğimi, kelimelerin senin yanında ne kadar kifayetsiz kaldığını asla bilemeyeceksin diye çok üzülüyorum..